Beyin, eritrositler, egzersiz halindeki kaslar, böbrek, testis
ve gözdeki kornea gibi dokular enerji eldesi için devamlı glukoza gereksinim
duyarlar. Devamlı glukoz alımı olmadığına göre, bu gereksinim depo şekerinden (glikojenden) karşılanmalıdır.Depo şekeri de sınırlı olduğu düşünülürse,
uzamış açlıkta glukoz laktat, pirüvat, alfa-ketoasidler ve gliserol gibi
prekürsörlerden üretilir. Karaciğer başta olmak üzere, özellikle uzamış açlıktan
böbreklerde glukoz üretimini başarır.
Glukoz sentezi, glikoliz ve TCA döngüsünün ara ürünleri, glukoneogenez yolları kullanılarak glukoz sentezlenir.
Adipozitlerde gliserol kinaz olmadığı için gliserol fosforillenemez. Gliserol
karaciğere taşınarak buradan gliserol kinaz ile fosforillenir ve gliserol fosfat
oluşur. Bu da gliserol fosfat dehidrogenez ile glikoliz ara ürünü olan
dihidroksiaseton fosfata oksitlenir.
Eritrositler ve çizgili kaslarca oluşturulan laktat, kan
yoluyla karaciğere taşınarak glukoza dönüşür.
Glukoneogenez reaksiyonları ve düzenlenmesi
Pirüvatın karboksilasyonu, OAA (oksaloasetat)
dekarboksilasyonu, Fruktoz 1-6 bifosfatın defosforilasyonu ve Glukoz 6-
fosfatın defosforilasyonu glukoneogeneze özgü olaydır.
Pirüvat karboksilazın CO2'yi aktive ederek
oluşturduğu OAA, mitokondri memranından sitozole geçemez. Bunun için memrandan
geçebilen malata indirgenir ve sitozolde tekrar malat dehidrogenez ile OAA’ya
okside olur. OAA da sitozolde PEP’e (fosfoenolpirüvat) dönüşür. PEP
glikolizin tersinir reaksiyonlarıyla fruktoz 1-6 fosfat basamağına kadar gelir.
Fruktoz 1-6 bifosfatın da fosforilasyonu fruktoz 1-6 fosfotaz
ile gerçekleşir ve glukoz 6- fosfat oluşur. Bu ise glukoz 6-fosfataz ile
defosforile olur ve glukoz elde edilmiş olur.
Not: Glukoz 6-fosfat’tan, fosfatın uzaklaştırıldığı serbest
glikoz eldesi sağlayan glukoz 6-fosfataz yalnızca karaciğer ve böbrekte
bulunur. Bundan dolayı, çizgili kaslardaki depo glikojenin serbest glukoz olarak
kana salınımı söz konusu değildir.
Glukoneogenezin düzenlenmesi, glukagon düzeyine ve
glukojenik substratların varlığına bağladır.Glukogen allosterik olarak fruktoz
1.6-bifosfataz aktive ederken, fosfofruktokinaz’da inhibe eder.Glukogen aynı
şekilde, pürüvatkinaz’da fosforilleyerek inaktivasyonunu sağlar, inaktif olduğu
zaman PEP, glukoz sentez yoluna girmiş olur.
Yeterli substrat özellikle glukoneojenik aminoasitlerin
varlığı (yeterli insülin olmayışı olayı hızlandırır.) glukoz sentezinde karbon
iskeleti olarak kullanılır.
Gelecek yayınlarımızda görüşmek üzere! Esen kalın
Son paragrafta karaciğerde yağ asitlerinden Asetil-CoA oluştuğu doğrudur ancak bir yanlışınız var. Şöyle ki, ne yağ asitlerinden ne de diğer organik bileşiklerin herhangi birinden elde edilen Asetil-CoA, glukoneogeneze karbon iskeleti veya başka bir deyişle karbon kaynağı olamaz. Karaciğerde özellikle yağ asitlerinden meydana gelen Asetil-CoA, Sitrik Asit Döngüsünde tam okside olarak ATP elde edilir. Elde edilen bu enerji ise Glukoneogenezin yüksek maliyetinde kullanılır.
YanıtlaSilPiruvat karboksilasyonu allesterik bir enzimdir. Geri dönüşümsüz olarak çalışır ve oluşan asetil coA glukonegeneze katılamaz ve tca döngüsünü bitirmek zorundadır.
YanıtlaSil