İsmi Yunanca ‘’bio’’ (yaşam), Latince ‘’lumen’’ (ışık)
kelimelerinin birleşmesi sonucunda meydana gelmiştir.
Bioluminesans reaksiyonlarını gerçekleştirmek için gerekli olan tepkimelerde az miktarda ısı harcandığından dolayı meydana gelen ışığa soğuk ışık denilmektedir. Bioluminesans reaksiyonları sonucunda açığa çıkan ışığın önceleri bilim insanları tarafından canlılara ne gibi yarar sağladığını anlaşılamamıştır ve canlının metabolizma sonuncu oluşan yan ürün olarak değerlendirilmiştir. Bilim insanları bioluminesans yapan bir mantarla bioluminesans yapmayan varyeteleri çaprazladığında oluşan dölde bioluminesans, ışık yayma yeteneğinin meydana geldiği saptanmıştır. Araştırmalar sonucunda bioluminesans genleri bu varyeteler için baskın gen (dominant) olduğu öğrenilmiştir.
BİOLUMİNESANS TEPKİMELERİ (IŞIK SAÇMA REAKSİYONLARI)
Adenozin monofosfat, lusiferin karboksil grubuna bağlanır.
Bu kompleks oksijenli ortamda E-L-AMP’ ye okside olarak (yükseltgenerek) ışık
çıkarır. Işık ATP enerjisinin ürünüdür. E-L-AMP, serbest lusiferaz, lusiferin
ve AMP1 ‘ yi vermek sureti ile parçalanmaktadır. Lusiferin ve
lusiferazın kimyasal yapısı canlıdan canlıya değişiklik gösterebilir. Mg++
ve adenozin trifosfat(ATP) eklemek sureti ile ışık oluşturabilmek mümkündür.
Tepkime için gerekli enerji ATP’den sağlanır, dolayısı ile ışığın şiddeti ile
ATP miktarı ölçülebilir.
Bioluminesans sonucunda çıkan ışığın rengi canlının türüne
bağımlı olarak kırmızı, yeşil, sarı veya mavi olabilir. Örnek olarak Uruguay’daki bir kınkanatlı larvasının yanlarından yeşil, başından kırmızı ışık
çıktığından gece ışıklarını yakarak giden bir tren katarını andırdığı için
demiryolu kurdu olarak isimlendirilmiştir. Bioluminesans olaylarında açığa
çıkan ışık spekturumu, insan görüş spekturumu içerisindedir.
Bioluminesans organizmalar tarafından farklı nedenler için kullanılır. Bazı gruplar için avcıları
korkutma veya diğer av olacak canlıları uyarma, ateşböcekleri için eşeylerin
birbirini çekmesini sağlar. Bioluminesans olaylarında türe özgü yakıp söndürme,
bazı canlı gruplarında tüm bireylerin sanki
uyum içinde aynı anda yakılıp söndürülme gibi sinyaller oluşur. Bu
sinyaller uzun, kısa çeşitli şekillerde meydana gelir. Bazı balık türlerinde
öne doğru bir çıkıntı yaparak küçük bir balık gibi görünüp avlarını kendine
doğru çekerler ve avlanırlar.
Bioluminesans hayvanlar, böcekler ve bakterilerde evrimsel süreçlerle aktif
olarak sürekli kullanılarak geliştirilmiştir. Bazı bilim insanları
bioluminesans reaksiyonlarını insanlarında gerçekleştirebildiklerini öne
sürmüşlerdir. İnsanların gerçekleştirebildiği bioluminesans reaksiyonları
sonucunda açığa çıkan ışık ve ısının insan gözünün görebileceği spekturum
değerinde olmadığı için bazı araçlarla kullanılarak fark edilir. Sineklerin karanlıkta
insanları bulup kanlarını emmeleri örnek olarak verilebilir.
Gelecek yayınlarımızda görüşmek üzere! Esen kalın...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder